4 Temmuz 2012 Çarşamba


. Lojistik dış kaynak kullanımının gelişim süreci
            Bugünkü LDKK temellerini oluşturan uygulamalar orta çağlara kadar uzanmaktadır.  Örneğin ilk ticari depolama faaliyetleri 14. yüzyılda Venedik’te gerçekleştirilmiştir. O yıllarda,  bütün tüccarların inşa edilen bir binayı depolama ve dağıtım amaçlı kullanmaları LDKK’ nın ilk örneklerinden biridir. Daha sonraki yıllarda, 1930’larda, ABD’de Al Capone adlı bir kaçakçının Kanada’dan Chicago’ya yaptığı likör sevkıyatında, bu işe hevesli hizmet tedarikçileriyle yaptığı ortaklık anlaşmaları, hizmet almanın yanında, risk paylaşımının da amaçlandığı LDKK’ nın bir başka örneğidir. 
             1950-1960’lı yıllarda, depolama ve nakliye konularında DKK artmakla birlikte, çoğu kısa dönemli olmuştur. 1970’li yıllarda üretici firmaların, verimlilik ve maliyet konularına önem vermeleri uzun dönemli sözleşmelerin yapılmasını hızlandırmıştır. İlk kez 1971’de Arkansas’da Frederick W. Smith adlı girişimci,  gecelik teslimat amaçlayan hava taşımacılık şirketini kurmuştur. 1973’de Federal Express, 389 personel ve 14 uçağıyla uluslararası hava limanında faaliyetlerine başlamış,  2000’li yıllarda dünyanın çeşitli yerlerinde olmak üzere, 150 000 personel, 648 uçak ve 64 000 araçtan oluşan filoya ulaşmıştır.
            1980’lerin başında hizmet tedarikçisi firmalar hızla çoğalmış daha önce verilmeyen paketleme, destek hizmetleri,  stok yönetimi gibi değer ilave eden hizmetlerin sunulmasına başlanmıştır. Ancak bu noktada, bazı tedarikçilerin değer yaratan hizmetleri yanlış tanımlamalar ve verilen tüm hizmetlerin müşteriler tarafından isteneceğini düşünmeleri,  bazı sorunların doğmasına yol açmıştır.  Bunun başlıca nedeni, hizmet tedarikçi firmaların müşteri isteklerine cevap verebilme yeterliliğinin olmaması ve bunun nasıl yapılacağının bilinmemesiydi. 1980’li yıllarda taşımacılık konusunda yapılan düzenlemeler, aktarma taşımacılığının (limanlarda treyler ve konteynırların kullanıldığı intermodal taşımacılık türü) yanında çeşitli yeni taşıma biçimlerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu yeni gelişmeler gerçek lojistik ortaklıkların ve müşterilerle uzun dönemli ilişkilerin kurulmasına zemin hazırlamıştır. Oluşturulan ittifaklar gerek müşteri ilişkilerinde,  gerekse lojistik ekonomisinde büyük gelişmelerin yaşanmasına neden olmuştur. Yine bu yıllarda yaşanan şirket evlilikleri, birçok firmanın, istediğinden daha fazla dağıtım merkezleri ve depolara sahip olmalarını sağlamış,  bu durum, dağıtım merkezlerinin nerelerde kurulması gerektiğini yeniden analiz etme ve tesislerin birleştirilmesi mecburiyetini doğurmuştur.   
            Birleştirilen bu tesislerin birçoğu, DKK’ na açılmış ve 1990’ lı yılların başlarında işletmenin esas faaliyetiyle doğrudan ilgili olmayan fonksiyonların dış kaynaklardan karşılanması daha büyük ölçüde rağbet görmeye başlamıştır. Bütün bu gelişmeler, lojistik hizmet tedarikçilerini, kendi alanlarında daha fazla uzmanlaşmaya ve daha kaliteli hizmet sunmaya teşvik etmiş; bu da etkin lojistik ortaklıkların kurulmasını kolaylaştırmıştır (L...., 2000). Türkiye’de 1999 rakamlarıyla 3PL firma sayısı 300 civarında olup, bunların çoğu, depolama, dağıtım, yükleme ve boşaltma faaliyetlerini yürütmektedir (Ü....., 1999).  Ancak son yıllarda bütünleşik hizmet verebilecek şekilde yapılanan lojistik firma sayısında hızlı bir artış olduğu gözlenmektedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder