. Lojistik dış kaynak kullanımının gelişim süreci
Bugünkü LDKK temellerini oluşturan uygulamalar orta çağlara
kadar uzanmaktadır. Örneğin ilk ticari
depolama faaliyetleri 14. yüzyılda Venedik’te gerçekleştirilmiştir. O
yıllarda, bütün tüccarların inşa edilen
bir binayı depolama ve dağıtım amaçlı kullanmaları LDKK’ nın ilk örneklerinden
biridir. Daha sonraki yıllarda, 1930’larda, ABD’de Al Capone adlı bir
kaçakçının Kanada’dan Chicago’ya yaptığı likör sevkıyatında, bu işe hevesli
hizmet tedarikçileriyle yaptığı ortaklık anlaşmaları, hizmet almanın yanında,
risk paylaşımının da amaçlandığı LDKK’ nın bir başka örneğidir.
1950-1960’lı yıllarda, depolama ve nakliye
konularında DKK artmakla birlikte, çoğu kısa dönemli olmuştur. 1970’li yıllarda
üretici firmaların, verimlilik ve maliyet konularına önem vermeleri uzun
dönemli sözleşmelerin yapılmasını hızlandırmıştır. İlk kez 1971’de Arkansas’da
Frederick W. Smith adlı girişimci,
gecelik teslimat amaçlayan hava taşımacılık şirketini kurmuştur. 1973’de
Federal Express, 389 personel ve 14 uçağıyla uluslararası hava limanında
faaliyetlerine başlamış, 2000’li
yıllarda dünyanın çeşitli yerlerinde olmak üzere, 150 000 personel, 648 uçak ve
64 000 araçtan oluşan filoya ulaşmıştır.
1980’lerin
başında hizmet tedarikçisi firmalar hızla çoğalmış daha önce verilmeyen
paketleme, destek hizmetleri, stok
yönetimi gibi değer ilave eden hizmetlerin sunulmasına başlanmıştır. Ancak bu
noktada, bazı tedarikçilerin değer yaratan hizmetleri yanlış tanımlamalar ve
verilen tüm hizmetlerin müşteriler tarafından isteneceğini düşünmeleri, bazı sorunların doğmasına yol açmıştır. Bunun başlıca nedeni, hizmet tedarikçi firmaların
müşteri isteklerine cevap verebilme yeterliliğinin olmaması ve bunun nasıl
yapılacağının bilinmemesiydi. 1980’li yıllarda taşımacılık konusunda yapılan
düzenlemeler, aktarma taşımacılığının (limanlarda treyler ve konteynırların
kullanıldığı intermodal taşımacılık türü) yanında çeşitli yeni taşıma biçimlerinin
ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu yeni gelişmeler gerçek lojistik
ortaklıkların ve müşterilerle uzun dönemli ilişkilerin kurulmasına zemin
hazırlamıştır. Oluşturulan ittifaklar gerek müşteri ilişkilerinde, gerekse lojistik ekonomisinde büyük
gelişmelerin yaşanmasına neden olmuştur. Yine bu yıllarda yaşanan şirket
evlilikleri, birçok firmanın, istediğinden daha fazla dağıtım merkezleri ve
depolara sahip olmalarını sağlamış, bu
durum, dağıtım merkezlerinin nerelerde kurulması gerektiğini yeniden analiz
etme ve tesislerin birleştirilmesi mecburiyetini doğurmuştur.
Birleştirilen
bu tesislerin birçoğu, DKK’ na açılmış ve 1990’ lı yılların başlarında işletmenin esas
faaliyetiyle doğrudan ilgili olmayan fonksiyonların dış kaynaklardan
karşılanması daha büyük ölçüde rağbet görmeye başlamıştır. Bütün bu gelişmeler,
lojistik hizmet tedarikçilerini, kendi alanlarında daha fazla uzmanlaşmaya ve
daha kaliteli hizmet sunmaya teşvik etmiş; bu da etkin lojistik ortaklıkların
kurulmasını kolaylaştırmıştır (L...., 2000). Türkiye’de 1999 rakamlarıyla 3PL
firma sayısı 300 civarında olup, bunların çoğu, depolama, dağıtım, yükleme ve
boşaltma faaliyetlerini yürütmektedir (Ü....., 1999). Ancak son yıllarda bütünleşik hizmet
verebilecek şekilde yapılanan lojistik firma sayısında hızlı bir artış olduğu
gözlenmektedir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder